22 Haziran 2017
Mustafa Özşimşekler
Türk vaiz ve hafız

Üç aylar ha geldi, ha gelecek derken Receb Ayı anlamadan geldi, geçti ve Şaban Ayı’nın manevi ikliminde yolumuza devam ediyoruz.

Gerçekten de zaman o kadar hızlı geçiyor ki, yetişmek adeta mümkün değil. Günler çabucak bitiyor ve göz açıp kapayıncaya kadar akşam oluyor. Hafta başladı mı, bi’ bakıyorsun ki haftanın sonuna gelmişiz. Ee işte ahir zaman, her şeyin bes-bereketi kalktığı gibi, maalesef zamanın da bereketi kalmadı...

Bununla alakalı olarak Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor:

"Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta bir gün gibi, gün bir saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur.”

Demek ki zamanın süratle geçmesi, vakitlerin bereketsiz oluşu da kıyamet alâmetlerinden…

Etrafımızda kime sorsak, zamanın ne kadar hızlı geçtiği konusunda hemfikir. O halde, şayet yapmamız veya halletmemiz gereken bir işimiz varsa, hiç vakit kaybetmeden onu bir an önce yapmalıyız. Eğer “şimdi değil de sonra yaparım” diye işini tehir edecek olsan “ha bu gün ha yarın” derken, bakıyorsun günler haftalar geçmiş ama o iş hala yapılamamış. Onun için atalarımız “Bu günün işini yarına bırakma” diye boşuna dememişler. Evet bu günün işini yarına bırakmayalım, özellikle de Allah’a kulluk noktasında...

Öyleyse daha evvel yapamadığımız veya ilerde yaparız diye tehir ettiğimiz ne kadar güzel ameller varsa, hemen şimdi karar verip onları yapmaya ve içinde bulunduğumuz kıymetli vakitleri ahiret sermayesine çevirmeye gayret edelim. Zira erken çıkan yol alır. Nitekim Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde:

Kim korkarsa erken yola çıkar, kim erken yola çıkarsa menzile varır.”

buyurmuştur.

Ahiret uçağını kaçırmayalım

Bir yolculuğa çıkacağımız zaman bunun hazırlığını önceden yaparız. Gideceğimiz gün gelince de, otobüs veya uçağın hareket saatinden çok daha önce yola çıkarız. Niçin?.. “Trafiğe takılıp vaktinde gidemezsem, otobüsü veya uçağı kaçırırım” korkusuyla…

Demek ki, uçağı kaçırmaktan korkan ne yapar? Erken yola çıkar, erken yola çıkan da menzile varır, yani vaktinde uçağa yetişip gideceği yere ulaşır.

İşte bu misalden hareketle, ahiret uçağını da kaçırmamak için tedbirli olmalı ve bir an önce yol hazırlığımızı yapmalıyız.

Belki içimizden bazıları; “keşke ahiret/ölüm uçağını kaçırsak, hiç de fena olmaz” diyebilir. Ama bu uçak kesinlikle kaçmaz. Çünkü dünyaya gelirken hepimizin bileti gidiş-dönüş kesilmiş...

Peki, madem ahiret yolculuğunda hiç kimse unutulmayacak, öyleyse “uçak kaçar” diye korkup erken yola çıkmaya gerek var mı?..

Buradaki korku, ahiret yolculuğuna hazırlıksız yakalanma korkusudur. Haydi gidiyoruz” denildiğinde, tedâriksiz gitme  endişesidir. Zira bir hafta bile tatile gitsen, ihtiyacın olan eşyanı yanında götürürsün, biraz daha uzun kalacak olsan yanına bir bavul fazladan alırsın.

Bu durumda, istisnasız olarak hepimiz ahiret yolcusu olduğumuza göre, acaba ne kadar hazırlık yaptık ve oraya kaç bavul götürmek lazım?...

Ölüme hazırlıksız yakalanmaktan ve Allah’a layıkıyla hesap verememekten korkan, bir an önce ahiret hazırlığına başlamalı ve orada ne lazımsa hepsini eksiksiz olarak tedarik etmelidir.

Rabbim ahiret azıklarımızı bu dünyadan tedarik etmek nasip eylesin ve huzuruna eli boş çıkmaktan cümlemizi muhafaza buyursun.

Tüm Okurlarımızın, Ramazan Ayı’nın müjdecisi olan Berat Kandili mübarek olsun. Mevla Teala, o gece her birerlerimiz hakkında hayırlı takdirler yazılmasını ve cehennemden kurtuluş beratını almamızı cümlemize nasip eylesin.

Amin!

Fi emanillah

 

Habeşistan

1 Mart 2017