herseybusepette
Lalegül TV

14 Aralık 2018, Cuma

Doğru Haberin Yeni Adresi

  • 25 Eylül 2018, Salı 10:25
Ahmet Mahmut Ünlü

Ahmet Mahmut Ünlü

Cübbeli Ahmet HocaEfendi’nin Şerefli Bitlis şehrindeki ziyâretleri

Van gölünün kuzeybatı kıyısında mezar âbideleriyle meşhur tarihî bir şehir ve bugün Bitlis’e bağlı ilçe merkezidir. Ahlat Urartular’dan Osmanlılar’a kadar çeşitli devlet ve hânedanların idâresinde kalmıştır.

Ahlat Hazreti Ömer(Radıyallâhu Anh)devrinde el-Cezîre fâtihi İyâz ibni Ğanm (Radıyallâhu Anh) tarafından fethedilmiştir (h. 20/ m. 640-41).

Türkler Anadolu’ya geldiklerinde Ahlat dışındaki Van, Erciş, Malazgirt, Bargiri gibi bölgedeki şehirlerin hepsi Bizans İmparatorluğu’nun elindeydi. Tuğrul Bey(Rahimehullâh)1054 yılında Ahlat üzerinden giderek kuşattığı Malazgirt’i alamamıştı.

Ahlat Sultân Alparslan(Rahimehullâh)devrinden îtibâren (1063) Anadolu’ya yapılan akın ve fetih hareketlerinde bir üs olarak kullanıldı. Selçuklular’ın büyük emîrlerinden Afşin Bey Ahlat’tan Anadolu içlerine akınlar düzenlemiş, SultânAlparslan da 1071’de Ahlat üzerinden Malazgirt’e giderek burayı kolayca fethetmişti.

Aynı yıl Ahlat’ın Emîr Sunduk(Rahimehullâh)ın idâresinde olduğu ve Bizans imparatorunun Ahlat üzerine sevkettiği öncü kuvvetlerini mağlûb ettiği (3 Ağustos 1071) bilinmektedir.

Selçuklu Mezarlığı

Mezar taşları üzerindeki kitâbelerden şeyh, vâlî, kadı, âlim, fakîh ve seyyid gibi isimlere rastlanması Ahlat’ın kültür târihine ışık tutmaktadır. Beldeye “Kubbetü’l-İslâm” denilmesi, Ahlat’ın bu sıfatı taşıyan Belh ve Buhârâ ile mukâyese edilmesini gerektirir. Vaktiyle burada iki bin mescid ve bin sekiz yüz kadar da hamam mevcuttu.Şu anda dünyânın en büyük arkeolojik faaliyet sahalarından olan Ahlat’ta yapılan kazılarda her üç yüz metrede bir hamam kalıntısına rastlanmaktadır.(Bkz: Resim-1, 2, 3, 4 ve 5)

Hattâ Ahlat medreselerinden icâzet alamayanlar Anadolu fütûhâtına kadı ve âlim olarak gönderilmiyorlardı. Kaynaklarda pekçok Ahlatlı âlimin isimlerine rastlanıldığı gibi, Anadolu’daki birçok Selçuklu âbidesinde de Ahlatlı sanatkârların imzâlarına rastlanmaktadır. Dolayısıyla o dönemde Ahlat, Müslüman Türk milletinin en büyük merkezi olmuştur. Zâten mezarlıkları da Ahlat’ın 13. asırdaki büyüklüğünü ve nüfus yoğunluğunu göstermektedir. Zîrâ kaynakların ifâdesine göre İstanbul’un nüfûsu kırk bin iken, Ahlat’ta üç yüz bin insan yaşamaktaydı.

Orta Asya’da önemli bir mezar geleneğine sâhip olan Türkler, bu geleneği gittikleri her yere taşımışlardır. Eski Türklerde “Kurgan” tipindeki mezarların yerini zamanla yeni etkilerle âbidevî ve süslü taş mezarlar almışlardır. Ahlat’taki mezar taşları, Orhun Âbideleri’nin İslamlaşmış şeklidir diyebiliriz. Bu mezarlıklar; Ahlatşahlar, Eyyûbîler, İlhanlı ve Osmanlı dönemine âitlerdir.

Mezar taşları, iktisâdî zenginliğin arttığı dönemlerde âbidevîölçülerde ve çok süslü olarak yapılmıştır. Refahın azaldığı dönemlerde ise ölçülerde küçülme ve nitelik olarak basitleşme ortaya çıkmıştır. Halk arasında îtibârı yüksek kişiler ile idârî bakımdan üst düzey yöneticilere de âbidevî ölçülerde anıt mezarlar yapılmıştır.

Eski Türklerde Bengü taş denen mezar taşlarına, ölen kimsenin adı, ünvânı, memûriyeti, yaşı ve kahramanlıkları yazılırdı. Bunun en belirgin örneği Orhun Âbideleri’dir. Ahlat mezar taşlarında da ölen kişinin biyografisi, âyet kuşakları, ölümü hatırlatan âyet-i kerîmeve beyitler, mezar taşını işleyen sanatkârın isminin yeraldığı sanatkâr kitâbesi, geometrik şekiller, bitki motiflerive Türk süslemeleri yer alır.

Ahlat’ın gerek kültür, sanat ve ilim ve gerekse iskân sahası olarak büyüklüğünü, sâdece mezarlıklarına bakarak tahmin etmemiz mümkündür. Mezar taşlarının âbidevî ölçüleri, sanduka ve şâhideler üzerinde görülen çeşitli tezyîni şekiller, figürler, semboller, manzûm veyâ mensûr edebî metinler, âyet-i kerîmeve nihâyet sanatkâr kitâbeleri ile sanat ve kültür çevrelerinin dikkatini çekmektedir. Boyları dört metreye yaklaşan şâhideler Anadolu’da Orta Asya sanat geleneğini devâm ettirirler.

Mezar taşlarından yirmi bir sanatkârın ismini öğreniyoruz. Ayrıca bu sanatkârların şecerelerini ve aralarındaki lonca teşkilatını da tespit edebiliyoruz. Bunlardan bâzılarının imzâlarına mîmârîdiğer bâzı âbidelerde de rastlamaktayız.

Selçuklu Meydan Mezarlığı

Cübbeli Ahmet HocaEfendi, Sultân Alparslan’dan önce mîlâdî 1040 yılında Selçuklu ecdâdımızın kabirlerinin bulunduğu 8.000 âbidenin mevcut olduğu dünyânın en büyük Selçuklu açık hava mezarlığını ziyâret etti. Âlimler ve kadılar bölümünde medfûn bulunan ulemâyı özellikle ziyâret etti.

Ahlat’ta 210 dönümlük alanı kapsayan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda 12. yüzyılın başından 16. yüzyıla kadar târihlenen 8 bin 169 mezar taşı bulunmuştur. Ölçü ve içerik bakımından birer anıt karakterinde olan taşlar, sanat ve kültür târihi açısından önemli belge niteliği taşımaktadır.Mezar taşları üzerinde bulunan âyet-i kerîme, hadîs-i şerîfve duâlar, şehrin Müslüman geçmişine ve yaşayışına tanıklık etmektedir ve aynı zamanda bu, Müslüman Türklerin bu yurdun asıl sâhipleri olduklarının tapu tescîli niteliği taşımaktadır.

Burası Anadolu’da en fazla kümbetin bulunduğu yerdir. Zîrâ Ahlat taşı ile inşâ edilen Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu ve Akkoyunlu dönemlerine âit 14 kümbetli kent, Anadolu’da en fazla kümbetin bulunduğu yer konumundadır.

Akkoyunlu hükümdârı Uzun Hasan’ın torunu Rüstem Bey’in oğlu Emîr Hasan Bayındır adına 1481 yılında yapılan farklı ve zarif mîmârisiyle ön plana çıkan Emîr Hasan Bayındır Kümbeti, Ahlat kümbetleri arasında en ilgi çekicisidir.(Bkz: Resim-6)

Evliyâ Çelebi,Emîr Akkoyunlu Hasan Bayındır’ın kabrinin yanında, Ertuğrul Bey’in babası olan Süleymân Şâh’ın babası Kaya Bey’in kabrini ziyâret ettiğini ve onun da Hasan Bayındır’ın birâderi olduğunu zikreder. (Evliyâ Çelebî, Seyâhatnâme, 4/140, İkdâm Matbaası, 1314)

Süleymân Şâh’ın hânımı Hayme Ana ve Ertuğrul Ğâzî’ninAhlat’ta doğduğu zikredilir.(Rahmetullâhi Aleyhim Ecma‘în)

Ahlat Belediye Başkanı

Ahlat Belediye Başkanı Abdulalim Mümtaz Çoban Beyefendi, Cübbeli Ahmet HocaEfendi’ye Ahlat’ta bulunan mezarlıklardaki kabr-i şerîfler ve Ahlat’ın târihi hakkında bâzı bilgiler arzetti. Ayrıca Kaya Bey’in kabrinin bulunması hakkında kazı çalışması başlatıldığını müjdeledi. Bir de kendisine Ahlat Bastonu takdîm etti. Allâh-u Te‘âlâ hizmetlerinde kendisini muvaffak eylesin. Âmîn!(Bkz: Resim-7 ve 8)

 

Yazının devamını Lâlegül Dergisi Ekim Sayısında bulabilirsiniz


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
21:31 TSK'dan Sincar'a harekat
20:29 Kral Kızı Barajı'nın kapaklarından biri aşırı yağış dolayısıyla koptu
19:13 Afrin'de bir Türk askeri hayatını kaybetti
19:12 Ankara'daki tren faciasında ölenlerin isimleri belli oldu
18:35 TSK Tel Rıfat'ı vuruyor! Çok sayıda terörist öldürüldü
18:33 Tren kazasına ilişkin Bahçeli'den açıklama
16:18 İstanbul'da bomba alarmı! Adliye binası boşaltıldı
15:57 İngiltere'de kritik gelişme! İstifa depremi
yukarı çık