25 Eylül 2017
Erem Şentürk
Türk senarist, yönetmen, gazeteci ve yazar. Diriliş Postası'nda köşe yazarlığı yapmaktadır.
ALINTI YAZAR

Zaman değişir. Korkular ve beklentiler değişir. Uğruna ölünen sınırlar da değişir herkesin şeksiz tabi olduğu kurallar da... 

Kanunlar değişir, tartılarla cetveller de değişir. Kazananlar ve kaybedenler, haklılar ve haksızlar değişir.

Sabit sayılar, yerçekimi ve atom numaraları da değişir. Bir Harezmî daha gelir başka bir sayı daha ekler rakamlar da değişir. Bir gün gelir iki, iki daha dört etmeyebilir artık ve altın oran da değişir. Filozofların ağızlarından kustukları her bir cümle reddiyeye bile değmeyecek kadar değersiz gırtlak hırıltıları olarak yok olur gider gök kubbede. Bekâr kızların gözlerini sulandıran mısralar da değişir, aşkın tarifi de... Şairler ve filozoflar değişir; hatta en önce onlar vazgeçer ateşli iddialarından. Düşmanlar, silahlar ve cepheler de değişir.

Her şey değişir. İster kendisi ister başkası için olsun insanın belirlediği doğrularla yanlışlar hep değişir mesela. Çünkü insan yalancıdır ve insanın bulduğu doğruların ve yanlışların hepsi pişmanlıklara gebe yalanlardır. Dünün asaleti bugünün ayıbı oluverir bir anda ve dünün asaleti için ölen kahramanlar bir sabah kalkınca ziyan olmuş oğullar olarak anılırlar artık...

Değişerek yok olmaya mahkûm acziyelere sabitmiş gibi sarıldığı için insan, aldanan ve aldatandır.

Dünya değişmez mesela aziz dostum. Değişen dünya değildir, değişen senin dünyaya bakışın, bakışından gördüğün ve gördüğünden anlayabildiğindir. Yaratıldığı ilk andan beri ahdine sadık olan dünya her zerresiyle sabit durduğu halde insanın anlayışı değiştiği için dünya değişir zanneder insan...

Değişiyor ya hani her şey işte bu her şeyin değiştiği sistemin içinde değişmeyen hakikatlere sarılan insanlardan olmak lazım. Yani akıllı olup değişip gidecek değersiz şeylerin peşinde ziyan olmamak lazım. Mesela şehadet ezeldeki ilk andan beri tahir ve sabittir, değişmemiştir. Âdem Aleyhisselam’dan bugüne ancak ikram edilmiş olan salihlere bahşedilmiş şehadeti kavramak lazım. İzzet ile kibir arasındaki farkı bulandıran şeytana kanmamak lazım. Ziyanda olan kibirliler, insanların kendi hakkında ne düşündüğünü önemseyen gafillerken, izzet sahibi olmak ise sadece Allah’ın ne dediğini ciddiye almaktır. Allah evlatlarımıza 15 Temmuz şehitlerinin izzetinden nasip etsin...

Helal ekosistemi

9 Ağustos 2017

Yerli ve milli olmak

19 Haziran 2017

Mezhepçilik

14 Haziran 2017

Şu iş bir bitsin

29 Mayıs 2017

Dert nedir?

25 Nisan 2017

Okul mu, aile mi?

11 Nisan 2017