herseybusepette
Familia otel

20 Haziran 2018, Çarşamba

Doğru Haberin Yeni Adresi

  • 11 Haziran 2018, Pazartesi 12:24
Fatih Kalender

Fatih Kalender

FIKHÎ SUÂLLERE CEVAPLAR

1. Soru: Ramazan bayramı yaklaştığında aşağı-yukarı her sene aynı tarştışma yapılıyor. Bazı İslam ülkelerinde ülkemizden bir gün önce veya bir gün sonra bayram yapılmakta. Böyle bir durumda ne yapmalıyız. Nitekim bir bayram yakın dostlarımızdan biri, yarın bayram yapacağımız halde bugün falan ülkelerde bayram diyerek bize de bir gün önce bayram yaptırdı ne yapmamız gerekir?

Cevap: Sorunuzdan, Ramazan içerisinde bir gün oruç tutmamış olmanızdan dolayı kefâret gerekir mi, gerekmez mi endişesi taşıdığınız anlaşılıyor. Öncelikle böyle bir durum söz konusu olmasa ve siz Ramazan içerisinde niyet etmeden bir gün oruç tutmayacak olsanız kefâret gerekmeyecektir. Ramazan’dan sonra o günü kazâ etmeniz gerekir.   Elbette hiçbir mazeret bulunmazken böyle bir şey yapmak günahtır. Kazâ etmekle birlikte tövbe de etmeniz gerekir. 
Sorunuza gelince; mâlum olduğu üzere oruç; imsak vaktinten güneşin batımına kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden geri durmaktır. Bu fiilerden birinin yapılmasıyla kefâret gerekir. Yeme ve içmenin unutarak yapılması af kapsamında tutulmuştur. Bu durumda bırakın kefâretin gerekmesini, oruç dahi bozulmaz. Hanefiler kefâreti şerî hadlere benzetmişler ve şüpheyle kefâretin gerekmeyeceğine hükmetmişlerdir. Buna göre bir gün önce bayramdır düşüncesiyle oruç tutmamanızdan dolayı kefâretin gerekmeyeceği aşikârdır. Ancak ihtiyâten bir gün kazâ orucu tutmanızı tavsiye ederiz. 
Soruda ifade edilen Ramazan-ı Şerif ayına giriş ve bayram gününün tespiti hususunda İslam âlemi arasındaki ihtilaf, hesaba itibar edilip edilmeyeceğine dair olan görüş farklılığından kaynaklanmıştır. 
İslam’ın güneşin doğmasıyla namazı, hilalin görülmesiyle orucu emretmesi birçok beldede, avam ve havassın ibadet vakitlerini anlayabilmelerine alamet olsun diyedir. Aynı şekilde İslam, bu vakitlere delalet eden rasat, hesap, saat emsali başka alametlere itibar edilmesini de yasaklamamıştır. Âlimler iktidarsız kişiye tanınan müddette, menopoz yaşının takdirinde ve diğer birçok fıkıh meselelerinde kameri sene olarak hesaba itibar etmişlerdir.  Keza Şemsî (güneşe göre hesaplanan takvim) yıl ile Kamerî yıl arasında on gün, bir günün üçte biri, bir günün onda birinin dörtte biri kadar fark olduğunu söylemişlerdir. Bu ise ancak hesapla bilinir. 
Netice olarak hilali gözetlemek asıldır, imkân olmadığı zaman hesaba itibar etmek caizdir.  

2. Soru: Abdestsiz kişinin ezberden Kur’an okuması câiz midir?

 Cevap: Abdesti olmayan kişiyle kast edilen, yıkanması gereken cünüp kişi değilse onun ezberden veya dokunmadan bakarak Kur’an okumasında bir sakınca yoktur. Ancak Kur’an’a dokunması caiz değildir. Kur’an’a dokunacak kişinin abdestli olması gerekir.  
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
لَا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ
“Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.” 
Abdestsiz; yıkanması gereken cünüp kişiyse Kur’an’a dokunması caiz olmadığı gibi ezberden okuması da caiz değildir.  

3. Soru: Evde kedi besliyoruz. Ne kadar dikkat etsek de bazen kullandığımız kaplardan yiyor, içiyor. Bu durumda biz, temiz olmayan suyu mu kullanmış oluyoruz?

Cevap: Hanefi mezhebinde İmam-ı Muhammed (Rahimehullâh) tarafından kaleme alınan altı temel esere  “Zahiru’r-Rivaye” denmektedir. “Kitabu’l-Asl” bu eserlerden biridir. Ravisi de el-Cüzecanî’dir. Bu mesele hakkında el-Cüzecanî şöyle der: Bunu İmam-ı Muhammed (Rahimehullâh)a sordum, şöyle cevap verdi: Başka bir suyla abdest almak daha güzeldir. 
Yine “Zahiru’r-Rivaye” kitaplarından “Cami‘u’s- Sağîr” isimli eserde “Kedinin artığı olan suyla abdest almak mekruhtur” ibaresi yer almaktadır. Bu iki eserdeki farklı ifadeler sonradan gelen âlimlerin bu konuda ihtilaf etmelerine sebep teşkil etmiştir. 
İbn Nüceym “Bahru’r-Râik” isimli eserinde konuyu detaylı bir şekilde ele almış, özet olarak şöyle demiştir: İmam et-Tahavî’ye göre, kedinin içtiği az sudan geride kalanı kullanmak tahrimen mekruhtur. İşin aslına bakacak olursak hüküm, az sudan içen hayvanın salyasıyla ilgilidir. Salya temizse kalan su da temizdir. Temiz değilse pistir. Salyanın temiz olup olmaması ise, hayvanın etinin yenilip yenilmemesiyle ilgilidir. Eti yenilmeyen hayvanın salyası pis, yenilenin ise temizdir. Kedinin eti yenilmediğine göre salyası pistir. Buna bağlı olarak içtiği az sudan geride kalan su da necis/pis olmalıdır. Ancak Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in kedi hakkında “İnsanlar arasında çokça dolaştığını” ifade eden hadis-şerifi, onun içtiği az sudan geride kalanın necis/pis olmadığını ifade etmektedir.    
عَنْ أَبِي قَتَادَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ  أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ فِي الْهِرَّةِ إِنَّهَا لَيْسَتْ بِنَجَسٍ إنَّمَا هِيَ مِنْ الطَّوَّافِينَ عَلَيْكُمْ  
Ebu Katade (Radıyallahu anh) anlatıyor: Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) kedi hakkında şöyle buyurdular: “Şüphesiz o, pis değildir. Elbette etrafınızda çokça dolaşanlardandır.”  
İmam Kerhî ve onun görüşünde olan âlimlere göre ise; kedi artığının kullanılması tenzihen mekruhtur.  Zira kedi neces değildir. Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
إِنَّهَا لَيْسَتْ بِنَجَسٍ إِنَّمَا هِيَ مِنْ الطَّوَّافِينَ عَلَيْكُمْ أَوْ الطَّوَّافَاتِ
“Kedi necis değildir. Zira o insanların yanına çok gi­rip çıkan hayvanlardandır- çok dolaşanlardandır.” 
Kedinin artığının İmam Kerhî ve onun görüşünde olan âlimlere göre mekruh olması, fare emsali neces şeyleri ye­mekten kaçınma­masından dolayıdır.  
İbn Nuceym “el-Kenz” haşiyesinde; İmam Kerhî’nin bu görüşünün, “Kitabu’l-Asl”ın ifadesine uygun olduğunu  dolayısıyla en sahih görüş budur, şeklinde açık beyanda bu­lunan Âlimlerin sözünü naklettikten sonra şöyle der: Fakat İmam Muhammed (Rahimehullâh)ın “Cami‘u’s-Sağîr”inde, kedi artığının mekruh olduğunu mutlak ifade etmesi, bu kerâhetin tahrimi olduğunu gösterir. Zira Hanefî mezhebinde kayıtlanmayan kerahet, kerahet-i tahrimidir.  Yani harama yakın mekruhtur. 
Bu bilgiler ışığında ihtiyatlı davranmanın en doğru yol olduğu anlaşılmaktadır. Yani varsa temiz suyla abdest alınması ihtiyat gereğidir.

4. Soru: Cuma sohbeti yapılırken camiye gelenler sohbet esnasında cumanın ilk sünnetini kılıyorlar, bu doğru mudur?

Cevap: İmam sohbet ederken henüz cuma ezanı okunmamışsa yani namaz vakti girmemişse gelen kişinin nafile namaz kılmasında tercih edilen görüşe göre bir sakınca yoktur. Ezan okunduktan sonra gelen kişilerin sohbet devam ederken cumanın ilk sünnetini kılmaları soruluyorsa buna gerek yoktur. Zira sohbetten sonra imam, hem kendisi hem de cemaatin bu sünneti kılması için zaten bir vakit bekleyecektir. Burada sorulmak istenen “İmam hutbe irad ederken gelen kişinin cumanın ilk sünnetini kılması uygun olur mu?” suali olsa gerek. 
Hanefi mezhebine göre; hutbe irad edilirken namaz kılınmaz. Hutbe esnasında cemaat, namaz dâhil hiçbir şeyle meşgul olmamalı, sadece hutbeyi dinlemelidir. 
Hatip minbere çıktığında cemaat susar, ne selam verir ne de verilen selamı alır. Hatta Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in ismi anıldığında salat-û selâmda bulunmaz sadece dinlemeyle yetinir. Böyle yapması daha faziletlidir. İmam Ebu Yusuf (Rahimehullâh)ın bir kavline göre; bu durumda gizlice salat-û selâm getirir.
Hatip hutbeye çıkmadan önce başlanılmış olan sünnet namaz, hatip hutbeye çıktıktan sonra uzatılmadan tamamlanır. 
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ  قَالَ  إِذَا قُلْتَ لِصَاحِبِكَ أَنْصِتْ  فَقَدْ لَغَوْتَ
Ebu Hureyre (Rahimehullâh) anlatıyor: “(Hutbe irad edilirken) arkadaşına ‘Sus’ dersen faydasız bir iş yapmış olursun.”  
Hutbe esnasında konuşana “Sus” demek emr-i bi’l- maruf olduğu halde yasaklanıyorsa nafile namaz kılmanın öncelikle yasak olması gerekir. 
Üstadımız Mahmut Efendi Hazretleri, hutbe irad ederken dua yapacağı zaman cemaate: “Yapacağım duaya içinizden âmin deyin sesli olarak söylemeyin” derdi. 


 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
15:55 Filistin nüfusunun yaklaşık yarısı mülteci durumunda
15:46 TSK'da profesyonel orduya geçişte köklü dönüşüm
15:32 Deniz Baykal'ın tavsiyesi: Şimon Peres'i örnek al
14:28 200 terörist öldürüldü! Hedefler yerle bir
13:39 Binlerce vatandaş başvurdu...
13:16 Hakkari'de alçak saldırı: Şehit ve yaralılar var
13:03 Tüm hazırlıklar tamam! Yarın tarihe geçecek
12:52 ABD tutuştu: Türkler, Suriye'de kök salıyor!
yukarı çık