herseybusepette
Lalegül TV

15 Ekim 2018, Pazartesi

Doğru Haberin Yeni Adresi

  • 11 Haziran 2018, Pazartesi 11:32
Hüsamettin Vanlıoğlu

Hüsamettin Vanlıoğlu

TERAVİH NAMAZI KAÇ REKÂTTIR?

Allah Teâlâ’ya hamd, Resulüne, al ve ashabına salat-u selam olsun

Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun) dönemine kadar te­ravih namazı camide cemaat halinde kılınmayıp evlerde ferdi ola­rak kılınıyordu. Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun),  hilafeti döne­minde Müslümanları, teravih namazını kılmaları için Übeyy b. Ka’b (Allah ondan razı olsun)’ın arkasında toplayana kadar bu du­rum böyle devam etti.

El-Buhârî’nin rivayetine göre Abdurrahman b. Abdulkarî şöyle buyuruyor:  “Ramazan-ı şerifin bir gecesinde Ömer b. Hattab(Allah ondan razı olsun)’la birlikte mescide gittim. Cemaat düzensiz bir şekilde teravih namazını kılıyorlardı. Kimileri tek ba­şına, kimileride birkaç kişiyle beraber. Bunun üzerine Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun) bu cemaati bir imamın arka­sında toplasam daha güzel olur dedi ve sonra bu kasıtla azme­derek insanları Ubey b. K’ab (Allah ondan razı olsun)’ın arka­sında cemetti…”[1] 

Ubey b. Ka’b (Allah ondan razı olsun)’ın kıldırdığı namazın kaç rekât olduğunda ihtilaf edilmiştir. Bazı rivayetlere göre sekiz, bazıla­rına göre ise yirmi rekâttır.

İmam Malik el-Muvatta adlı eserinde Yezid b. Ruman (Allah onlara rahmet etsin) tarikiyle yapmış olduğu rivayete göre bu na­maz yirmi rekâttır.

 “İnsanlar Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun)’in zamanında teravih namazını yirmi üç rekât olarak ikame ederlerdi.”[2] (Yani yirmi rekâtı teravih üç rekâtı vitir olarak kılarlardı)

İmam Malik’in (Allah ona rahmet etsin)  aynı eserinde Sâib b. Yezid tarikiyle yapmış olduğu diğer bir rivayete göre ise bu namaz sekiz rekâttır.

 “Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun) Ubey b. Ka’b ve Te­mim ed-Dariyye, insanlara teravih namazını on bir rekât (Yani sekiz rekâtı teravih üç rekâtı vitir) olarak kıldırmalarını emretti...”[3]

El-Beyhakî’nin Saib b. Yezid tarikiyle yapmış olduğu rivayet de, yukarıda mezkûr olan birinci rivayeti teyit etmektedir.

“Biz Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun)’in zamanında te­ravih namazını yirmi rekât olarak kılardık. Vitir namazını da kılardık.”[4]

Bazıları farklı olan bu iki rivayeti şu şekilde cem etmişlerdir: El-Muvatta’da yapılan rivayete göre her bir rekâtta iki yüz ayet oku­nuyormuş. Buna göre muhtemeldir ki Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun) ilk olarak bu namazın uzunca sekiz rekât kıldırılmasını em­retmiştir.[5] Namazda kırââti uzatmakta fazilet vardır. Ancak insanlar namazın bu kadar uzun sürmesine dayanamayınca Hz. Ömer (Al­lah ondan razı olsun) kıraatin uzun tutulmasındaki faziletin telafi­sini düşünerek fazla rekâtları ziyade ederek yirmi rekât kılınmasını emretmiştir. Yani teravih namazı ilk olarak sekiz, daha sonradan yirmi rekât olarak kılınmıştır.[6]

Netice olarak; Teravih namazı Hanefi, Şafi, Hanbelî ve Malikiler­den bazılarına göre yirmi rekâttır.[7]

Kemâl İbnu’l-Hümam, Fethu’l-Kadir isimli eserinde Hanefi âlimlerine muhalif olarak şöyle der: Teravih namazında sünnet, vitir namazıyla beraber on bir rekât olarak cemaatle kılınmasıdır.  Zira Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu şekilde yapmış, farz olma korkusundan dolayı daha sonradan bunu cema­atle kılmayı terk etmiştir. Bu korkunun olmaması durumunda Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in buna devam edeceği zahir olandır. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra bu korku hiç şüphesiz bertaraf olduğundan bu, teravih namazında sünnet olmuştur. Yani üç rekât vitir namazı geresi teravih namazı toplam on bir rekât namazın cemaatle kılınması sünnet olmuştur. Daha sonradan teravih namazının cemaatle yirmi rekât olarak kı­lınması Raşit Halifelerin sünneti olarak devam edegelmiştir.[8]

Hiç şüphesiz sahabenin yolu Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yoludur. Onlar Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yoluna ters düşen hiç bir şeyi bilerek yapmazlardı.  Et-Tirmizi’nin rivayet etmiş olduğu bir hadisi şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

“Benim sünnetime ve benden sonra gelen Hulefa-i Raşidin’in sünnetine yapışınız…”[9]

TERAVİH NAMAZININ HER DÖRT RE­KÂTI ARASINDA SALÂVAT VEYA ZİKİRLER YAPILMASI

Fakihler teravih namazının, her dört rekât sonunda is­tirahat edilmesinin meşru olduğunda söz birliği etmişlerdir. Nitekim eslafımızdan da bizlere tevarüs ede gelen bu olmuştur. Zira onlar teravih namazını uzun olarak kıldıklarından her dört rekât sonunda dinlenirlerdi. Bu dinlenme esnasında salâvat veya zikir, teravihin sünneti sayılmaksızın güzel görülebileceğinde şüphe yok­tur. Şu kadar var ki teravih namazının her dört rekâtı arasında geti­rilen salâvat-ı şerife veya başka bir zikir, varit olmadığından bu zikri teravih namazının sünnetlerinden saymak doğru değildir.

TERAVİH NAMAZINI KISA AYETLERLE KILDIRILMASI

E-Kâsânî (ö.587); Bedâyiu’s-Sanâyi adlı eserinde; teravih namazının sünnetlerini beyan sadedinde kişinin her rekâtta on ayet okumasının sünnet olduğunu bildirmiş ve bunun Hasan b. Ziyad’ın Ebu Hanife (Allah onlara rahmet etsin)’den rivayeti oldu­ğunu söyledikten sonra sözlerine şöyle devam etmiştir: Teravih namazındaki kıraat miktarının akşam namazındaki kıraat miktarı kadar olduğunu savunanlar olduğu gibi, yatsı namazının kıraat miktarı kadar olması gerektiğini savunanlar da olmuştur. Birinci görüşe gerekçe olarak, akşam namazı kıraat açısından farz namaz­ların en hafif olanıdır denmiştir. Teravih namazı yatsı namazının peşinde kılınması da ikinci görüşe gerekçe yapılmıştır. Rivayet olunmuştur ki; Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun) teravih namazını kıldırmak için üç imam çağırmıştır. Birincisine her rekâtta otuz ayet okumasını, ikincisine her rekâtta yirmi beş ayet okumasını, üçüncü­süne de her rekâtta yirmi ayet okumasını emretmiştir.

İmam Ebu Hanife (Allah ona rahmet etsin)’nin görüşü olan “teravihte kişi her rekâtta on ayet okur” görüşü sünnete en uygun olanıdır. Zira teravihte bir kere kur’an’ı hatmetmek sünnettir.[10] Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun)’in emrettiği ise fazilet babındandır. Bu da Kur’an’ın iki veya üç kere hatmedilmesidir.

El-Kasâni (ö.587) bütün bu görüşleri naklettikten sonra şöyle der: Teravih namazında kıraatin bu derece uzun yapılması eslafımı­zın zamanındaydı. Zamanımızdaysa en evlası teravih kıldıracak olan imamların arkasındaki cemaatin haline göre kıraati uzun veya kısa tutmalarıdır. Teravih namazı kıldıranlar cemaatin, cemaati terk etmesine sebebiyet verecek derecede kıraati uzun tutmamalıdırlar. Zira cemaati çoğaltmak kıraati uzun tutmaktan daha faziletlidir.[11] 

Şunu ifade etmek isteriz ki; şüphesiz en güzeli teravih namazını hatim ile kılmaktır. Buna göre bazı camilerde cemaatin bilgisi doğ­rultusunda bu şekilde yani hatimle teravih kılınması tavsiye edilme­lidir. Diğer camilerde ise namazın erkânına ve huşuuna riayet et­mek kaydıyla cemaatin durumu gözetilmelidir.

Maalesef günümüzde bazı camilerde teravih namazı, erkânına riayet edilmeksizin süratle kılınmaktadır. Teravih namazının süratle kılınması bir faziletmiş gibi davranılmaktadır. Hâlbuki bu çok yanlış bir uygulamadır. Zira farz namazlar ile nafile namazlar arasında erkânına riayet edilmesinin gerekliliği açısından hiçbir fark yoktur.  Her ikisinde de erkânına riayet etmek lazımdır. Erkânına ve şartla­rına riayet etmeksizin namaz kılmak, günah olduğu gibi yerine göre namazı geçersiz de kılabilir. Nafile namazın kılınmaması duru­munda kişi günahkâr olmaz. Ancak nafile kılacağım diye rükün veya şartlarını ihlal ederek kılmak kişiyi günahkâr yapar.

İSMAİLAĞA FIKIH KURULU


[1] El-Buhârî, kitabu salati’t-teravih, bâb; men kame ramazane

[2] El-Muvatta( yahya b. El-leys rivayeti) ennida fi’s-salat, bab: ma cae fi kıyami ramazane

[3] A.g.e 

[4] Es-Sünenu’s-sağir el-Beyhakî 648

[5] El-Muvatta 379

[6] El-Mevsuatu’l-Fıkhiyye el-Kuveytî

[7] El-Mevsuatu’l-Fıkhiyye el-Kuveytî

[8] Kemal İbnu’l-Hümâm, Fethu'l-Kadîr

[9] Et-Tirmizi 2676

[10] Her rekâtta on ayet okununca yirmi rekâtta iki yüz ayet yapar. Ramazanın otuz gün olduğu düşünülürse altı bin ayet eder ki yaklaşık Kuran-ı Kerim’i hatmetmiş olur.

[11] Alâuddin Ebû Bekr el-Kâsânî, Bedâyiu’s-Sanâyi fî Tertibi’ş-Şerâi’ 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
13:37 Han el-Ahmer'de gergin bekleyiş
13:10 Teslim oldu tek tek anlattı! Asker ezberlerini bozdu
13:04 Bugün konsolostuk'ta arama yapılacak
12:01 FETÖ şüphelisi eski üsteğmen, Eskişehir'de yakalandı
11:57 İzmir Menderes'teki trafik kazasıyla ilgili 5 kişiye gözaltı
11:25 Elektrikli Murat 124 Beylikdüzü'nde...
11:16 "Kendimi artık ABD Başkanı gibi hissediyorum"
11:08 Bakan Albayrak'tan enflasyonla mücadele açıklaması
yukarı çık