23 Kasım 2017
İbrahim Karagül
Türk yazar ve gazeteci. Yeni Şafak Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapmaktadır.
ALINTI YAZAR

Türkiye; 2023’e, içeride bütün çatışma alanlarını ortadan kaldırarak girmek zorunda. Cumhuriyet döneminin keskin, yıpratıcı, çözücü ve dışarıdan yönetilen, büyük çoğunlukla Yirminci Yüzyıl küresel konjonktüründen beslenen siyasi cepheleşmelerini etkisizleştirmeden, yeni bir Türkiye inşa etmek mümkün olmayacaktır.
Bu çatışma ve ayrışma düşünceleriyle yüzleşmeden 15 Temmuzgibi,PKK terörü gibi dışarıdan müdahalelerin önünü kapatmak mümkün olmayacaktır. Çünkü bunların hepsi dış müdahale aracı olarak kullanılmaktadır. Böyle bir mücadelenin üstesinden gelemeyen Türkiye’nin, bırakın daha da büyüyüp güçlenmeyi, 2023’e kadar bir bütün olarak ayakta kalması bile tehlikeye girecektir.
Türkiye, kırk yıldır dış müdahaleye direniyor
Kırk yıldır terörle mücadele eden bu ülke, aslında kırk yıldır dış müdahaleyle mücadele etmektedir. Bu yüzden PKK/PYD ile mücadele bir işgal girişimine, dış müdahaleye karşı savunmadır. FETÖ bir dış işgal girişimidir ve PKK terörünü yöneten merkez tarafından yönetilmektedir.
15 Temmuz ve sonrası verilen mücadele de, tıpkı PKK meselesinde olduğu gibi, bir dış tehdide, işgal girişimine karşı savunmadır. Benzer biçimde, Suriye’nin kuzeyinde, sınırlarımızın sıfır noktasında oluşturulan kuşak, bir dış işgal hazırlığıdır ve o kuşağı boşa çıkarma mücadelesi Türkiye’yi kurtarma mücadelesidir, milli mücadeledir.
‘Muhafazakâr muhalefet’ ve “içeriden müdahale..”
Biraz daha keskin bir endişe de şudur: PKK, FETÖ, terör kuşağı gibi ülkemizi çevrelemeye, içeriden çökertmeye hatta parçalamaya dönük girişimlerin arkasındaki siyasi akılla uyum içinde içeride geliştirilecek bazı siyasi oluşumların da benzer bir tehdit oluşturması..
Bu yapılar da PKK gibi, FETÖ gibi, bin yıllık tarihi ile uyum içinde geleceğe yürüme planlarının çökertilmesi yolunda elverişli araçlar olarak kullanılmaktadır ve kullanılacaktır.
Bugün içerideki muhalefet, siyasi hareketlenmeler büyük oranda söz konusu dış müdahalenin söylemleri üzerine kurgulanmıştır, “içeriden müdahale”nin araçları haline gelmiştir. Sanıyorum 2018 yılı içinde daha keskin, daha sert, daha çokuluslu bir “muhafazakâr muhalefet” bu çerçevede somutlaştırılacaktır.
S. Arabistan örneği ve “yeni Batı ekseni”
Söz konusu yeni oluşumların Batı’dan alacağı destekle, onların üreteceği siyasi söylemle iç kamuoyunu dalgalandıracağını,........
 

Niye böyleyiz?

10 Ağustos 2017

2019 koalisyonu…

7 Ağustos 2017

Temkinli olmak…

8 Nisan 2017