24 Şubat 2018
Mehmet Şevket Eygi
Türk gazeteci, makale ve köşe yazarı, Milli Gazete'de yayın hayatına devam etmektedir.
ALINTI YAZAR

Yahudi Cumhuriyeti

14 Şubat 2018

* FRANSA için mecazî mânada Yahudi Cumhuriyeti denilebilir. Orada, her kavmin, hattâ Fransızların aleyhinde konuşabilir, yazabilirsiniz ama Yahudi düşmanlığı yapmak kanunen yasaklanmıştır. Bu bir ırkçılık değil midir?

* IQ’su 130 olan süper zeki bir çocuğu kötü bir eğitime teslim edin, on iki sene okuyup diploma aldıktan sonra, zekası hayli düşecek, mesela 100 olacaktır. Kötü eğitim sistemleri, kötü okullar genç nesilleri aptallaştırır, sersemleştirir, şapşallaştırır, salaklaştırır, geri zekalı ve dengesiz yapar. Kötü eğitimle iyi vasıflı insan yetişmez. İstisnalar kuralı bozmaz.

* Zavallı vatandaş yıllardır güvercin yetiştirerek, onları satarak geçiniyormuş. Bir gece hırsızlar güvercinleri çalmak istemişler. Kilidi açamayınca hava deliklerinden benzin dökerek kümesi yakmışlar. O güzelim zavallı hayvancıkların hepsi ölmüş. Sahiplerini, kendini yerden yere atarak gözyaşları döker, benim geçimim ve hayatım bunlardı, ben şimdi ne yapacağım diye ağlarken görünce yüreğim sızladı. Böyle vicdansızlık… O hırsızlar yakalansa ne olacak? Tutuksuz olarak yargılanmak üzere serbest bırakılacaklar.

* Bazı gazetelerin ve tv’lerin en büyük kötülüğü, ciğeri beş para etmez birtakım faziletiz ve ahlaksız ne oldum delisi karıların ve heriflerin reklamını yapması, onları topluma ve gençliğe ideal olarak göstermesidir.

* Dönme gazeteleri, bir tiyatrocunun ölümünü büyük haber yapar; faziletli bir din adamı veya münevver zat ölünce ya hiç yazmaz yahut tek sütunluk küçük bir haber yayınlar.

* Laiklik olmazsa demokrasi, cumhuriyet, insan hakları olmazmış… Laiklik, bunların olmazsa olmaz şartıymış… Büyük hezeyan… İngilterede laiklik yok, en fazla demokrasi ve hürriyet orada var…

* İnsanın olduğu yerde günah da olur, suç da işlenir. Lakin her şeyin bir limiti vardır, bu kadar azgınlık, bu kadar günah, bu kadar fesat, bu kadar suç patlaması hayra alamet değildir.

* WC’sinin, lavabosunun madenî kısımlarını altınla kaplatan o adam mı Müslüman?

* En güvenli nükleer santral hangisidir?.. Mevcut olmayanıdır.

* Finlandiya, başkent Helsinki’nin altında şehir büyüklüğünde muazzam bir sığınaklar kompleksi inşa etmiş. Bir savaş olursa diye… Bizde böyle çalışmalar var mı?

* İtalya’da, nükleer ve toksik atıklar mafyası kurulmuş. Kolları acaba bize kadar uzandı mı?

* İhtiyar nineyi feci şekilde dövmüşler, boynundaki altını gasb etmişler. Zanlı olarak polis, torununu ve bir arkadaşını yakalamış, mahkemeye getirmiş. Mahkeme tutuksuz yargılanmalarına karar vermiş.

* O herif müşteri bulmak için beş yüz liraya yemek yenilen o meşhur lokantaya gidiyor, statü yapıyor, hava atıyormuş…

* Müslüman halka evcil domuz, yaban domuzu, eşek eti, tavuk laşesi yediren alçaklara: Allah belanızı versin, lanet olsun size!

* Birinci doktor: Genel ahlaka ve tıp etiğine sımsıkı bağlıdır. Lüzumsuz ve faydasız ilaç yazmaz; gereksiz ameliyatlar yapmaz. O hastalarının meleğidir. Onun ellerinden öperim. İkinci doktor: O bir canavardır. İlaç sanayiinin menfaatine “müşterilerine” lüzumsuz yere ilaç yutturur, gerekmeyen ameliyatlar yapar. Cenab-ı Hak o canavarın şerrinden halkı korusun.

* Eski bir milyonluk İstanbulu çok özlüyorum. Biraz haraptı ama ne güzel, ne cazibedar şehirdi o. Ahşap evler, büyük köşkler konaklar, parke taşlı sokaklar, cana yakın tramvaylar, gün görmüş halkı, İstanbul kültürü, ahlakı, görgüsü, nezaketi, kibarlığı, birbirinin meleği komşular. Şehrin en büyük hazinesi eski ulema, fukaha ve meşayih idi. Yaşlılar içinde kimler yoktu ki… Yedi cephede çarpışmış zabitler… Sultan Abdülhamid devrinden kalma bürokratlar… İstanbul’da çok beyefendi ve hanımefendi vardı. Münevverler, okumuşlar arasında en çok kullanılan kelimeler efendim, teşekkür ederim, estağfirullah, bendeniz, zat-ı aliniz, devlethaneleri, fakirhanem idi. Yüz yirmi bin Rum vatandaş vardı. Müslüman halk Türkçeyi Osmanlı yazısıyla yazardı. Küçük simitler beş kuruş, büyük simitler on kuruştu. Bir simit, bir de çayla idare edilirdi. Bendeniz yandan çarklı gemilere yetiştim. Bağdad Basra Sahilbend… Surlardan sonra mezarlıklar, bağlar, bahçeler başlardı. Şehre çok yakın buğday tarlaları bile vardı. Şehrin içinde, suyu kendinden yüzlerce çeşme akardı. Evlere atlarla Hamidiye suyu getirilirdi. Bakırköyde, Göztepede, Erenköyde trenden inince faytonlara binilirdi. O İstanbul, o eski evler, beyefendiler, hanımefendiler, o hazerat, o mazanne, o salihat-ı nisvan, o rical, o küçük beyler, o küçük hanımlar nereye gittiler? Dönmeyecekler mi?

En Büyük Bilinmeyen

20 Şubat 2018

Baba Çok Ağlamış

18 Şubat 2018

Bilemedi

15 Şubat 2018

Statü

13 Şubat 2018

Muhalefet Değildir

12 Şubat 2018

Suç Patlaması

15 Ocak 2018

Aksiyon Reaksiyon

10 Ocak 2018

En’ler

3 Ocak 2018

Bir Müfteriye

2 Ocak 2018

Bir Okuyucu mektubu

29 Aralık 2017

Yıkılan Temeller

27 Aralık 2017

Kartallar ve yılanlar

27 Aralık 2017

Sünnî Müslümanlara

19 Aralık 2017

Üzücü Sorular

18 Aralık 2017

Emânete hıyânet

12 Aralık 2017

Sözde hür köleler

7 Aralık 2017

Kendine zulm etmek

6 Aralık 2017

Din mıncıklanıyor

29 Kasım 2017

Bir Şey Olmaz Beee

16 Kasım 2017

Özbekistan

15 Kasım 2017

Sapık fırkalar

14 Kasım 2017

Bazı Öğütler

18 Ekim 2017

Kelimelerin esrarı

27 Eylül 2017

Magazin Kültürü

8 Eylül 2017

Birazcık Hürmet

7 Eylül 2017

Bir zata mektup

15 Ağustos 2017

Umre

9 Ağustos 2017

Müslümanın

4 Ağustos 2017

Muzır medya

1 Ağustos 2017

Hangi taraf haklı?

30 Temmuz 2017

Türkiye ve Japonya

28 Temmuz 2017

İman kardeşliği

26 Temmuz 2017

Eski mobilya

25 Temmuz 2017

O Ülke İflah Olmaz!

23 Temmuz 2017

En Kârlı Ticaret

21 Temmuz 2017

Nakşî kimdir?

19 Temmuz 2017

Azmanlaşan İstanbul

17 Temmuz 2017

Onlara Karşıyım

12 Temmuz 2017

Siyonizme dair

11 Temmuz 2017

Egemen azınlıklar

10 Temmuz 2017

Z o m b i

9 Temmuz 2017

Ol Olma Yap Yapma

8 Temmuz 2017

İkisinden Hangisi?

2 Temmuz 2017

Gidiş nereye?

29 Haziran 2017

Kuvvetli Müslüman

23 Haziran 2017

İmanı korumak

22 Haziran 2017

Dünya ve Âhiret

21 Haziran 2017

İslam medeniyeti

18 Haziran 2017

Büyük fitneler

16 Haziran 2017

Müslüman gençler

15 Haziran 2017

Müslümanca yaşamak

8 Haziran 2017

Şer’î tesettür

7 Haziran 2017

Güçlü Mü’min

1 Haziran 2017

İhlaslı olalım

28 Mayıs 2017

Ramazan Notları

26 Mayıs 2017

Bendenize Dokunmaz

21 Mayıs 2017

Hangi Gerçek?

12 Mayıs 2017

Gafiller

11 Mayıs 2017

İyi olalım

4 Mayıs 2017

Örnek Zenginler

28 Nisan 2017

Olsaydı

22 Nisan 2017

Yıkılacaklar

14 Nisan 2017

Depremmm

13 Nisan 2017

Tâlimatnâme

11 Nisan 2017

Üslup Meselesi

6 Nisan 2017

İyilere

5 Nisan 2017

Büyük Müslüman

4 Nisan 2017

Bisküvi Reklamı

3 Nisan 2017

Batacaklar

2 Nisan 2017

Mutsuz şehir

31 Mart 2017

Müslüman gence

28 Mart 2017

Mister Statüko

23 Mart 2017

Öfkeliler

15 Mart 2017

En değerli nimet

14 Mart 2017

Restorasyonlar

2 Mart 2017

Neler Olacak Neler

28 Şubat 2017

Ona Kız Verilmez

27 Şubat 2017

Hakkı yoktur

25 Şubat 2017

Günahlar

23 Şubat 2017

Özel okullarımız

9 Şubat 2017

Anayasa

4 Şubat 2017

G. Y.’ler

21 Ocak 2017