23 Kasım 2017
Mehmet Şevket Eygi
Türk gazeteci, makale ve köşe yazarı, Milli Gazete'de yayın hayatına devam etmektedir.
ALINTI YAZAR

SİYASET mecazî manada bir satrançtır.

O politikacı gazeteciyi içeriye aldıranlar büyük bir satranç hatâsı etmişlerdir.

Satranç merhametsiz bir oyundur. Ben hatâ etmem, benim her hamlem doğrudur edebiyatını afvetmez ve kaldırmaz.

Satranç öfkeyle, duygularla oynanmaz, akılla oynanır.

İnşaallah bu satrancın sonunda ülke, halk ve devlet olarak Türkiye zarar görmez.

***

OSMANLI HÂNEDANI

HULEFA-İ RÂŞİDÎN’den sonra İmana, İslama, Kur’ana, Sünnete, Şeriata, Ümmete en büyük hizmeti; başında Osmanlı sultanlarının ve halifelerinin bulunduğu Devlet-i Aliye-i Osmaniye yapmıştır.

Bütün Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanlarının Osmanlı ailesine hürmet etmesi gerekir.

Padişahlar içinde veli olanlar vardır.

Onlar 622 sene boyunca Ehl-i Sünnet akaidini ayakta tutmuştur.

Onlar beş vakit namaz kılmışlar ve kıldırmışlardır.

Onlar Kur’ana, Sünnete, Şeriata hizmet etmişlerdir.

Osmanlı devleti yükseliş devrinde üç kıt’aya hükm ediyordu.

Onların yaptırmış olduğu camiler olmasa, İstanbul bir beton yığınına döner.

Osmanlı devleti Şeriat ve Tarikat kanatlarıyla uçan zülcenaheyn bir barıştı.

Kostantiniyye fatihi sultan İkinci Mehmed Han hazretleri, Resul-i Kibriya aleyhi ekmelüttahaya efendimiz hazretleri tarafından övülmüştür.

Fatih zehirlenmemiş olsaydı, Romayı da feth edecekti.

Osmanlı padişahlarının günahları, hataları olabilir ama biz onların günah ve hatalarına değil, hizmetlerine bakmalıyız.

Bugün Hanedan-ı Âl-i Osman mensubu olup da kendisinde İslama ve Şeriata uygun olmayan haller görünenleri bahane ederek Osmanlıya saldırmak akıl ve vicdan kârı değildir.

İslama, İmana, Kur’ana, Sünnete, Şeriata, Tarikat-ı Muhammediyeye, Ümmete büyük hizmetler etmiş olan bu aileye vefa borcumuz vardır.

Büyük velilerden biri, âhir zamanda Osmanlı ailesinden muhterem bir zatın başa geçerek tekrar hizmet edeceğine dair müjde vermiştir.

Kusurlarını görmeyelim, hizmetlerini görelim.

Vefasızlık etmeyelim… Nankörlük etmeyelim…

Hataları ve kusurları olmuşsa, Allahü Teala ve Tekaddes hazretlerinin Mahkeme-i Kübrasına bırakalım.

1924’den sonra çok acılar çektiler, sürgünlerde perişan oldular. Onların ahlarını düşünelim.

Bu ahlar daha ödenmedi.

Cenab-ı Hak onlara ve bütün mü’minlere geniş rahmetiyle muamele buyursun. O Afüvdür, Kerimdir, afvetmeyi sever.

***

ŞU insanlık âleminde çok az akıllı var. Deliler onlara deli diyor.

Kim akıllı kim deli, bu toz duman ve hengâme içinde belli değil.

***

Irak Sünnîleri, Suriye Sünnîleri, birleşmemenin, tek bir Ümmet haline gelmemenin, râşid bir İmam’a biat ve itaat etmemenin acısını çekiyor, faturasını ödüyor.

Türkiye Sünnîleri de, vakt-i merhunu gelince, birleşmemenin, tek bir Ümmet olmamanın, râşid bir İmam’a biat ve itaat etmemenin acı faturasını ödeyeceklerdir.

Birlik, ittihad, kardeşlik, tesânüd; Kitab’la, Sünnetle, icmâ ile sabit bir emirdir. Bu emre sırt çevirenlerin âkibeti iyi olmaz. Bendenize inanmayanlar, tarihe baksınlar.

***

Müslüman kesimde korkunç, dehşet verici bir ahlakî çöküş ve yıkım görülüyor. Bunun çok sebepleri var. Bunlardan biri, resmî Diyanet’in, ahlak konusunda halkı eğitmemesi, irşad ve nasihat etmemesidir. Birtakım özel Diyanet’ler de bu konuda vazifelerini yerine getirmiyor.

***

Para, mal, madde konusunda doğru ve dürüst olmayan bir kimse, dıştan sofu gibi görünse bile kesinlikle, sâlih-iyi dindar olamaz. “Birilerinin namazı ve orucu sakın sizi ziyana uğratmasın. Siz onların (öncelikle) para konusundaki tutumlarına bakınız” buyrulmuştur. Haram yiyen bir Müslüman, geceleri teheccüt namazı kılsa, pazartesi ve Perşembe günleri nafile oruç tutsa bile; sâlih, dindar, sofu, iyi, gerçek Müslüman değildir; alçak, fâsık, fâcir bir kimsedir. En büyük fazilet ve keramet istikamettir, yani doğruluk dürüstlük ve temizliktir. Çocuklarımız, gençlerimiz para, madde, menfaat, zenginlik konusunda iyi eğitilmelidir. Para sınavını veremeyen bir İslam toplumu, camilerinin kubbelerini altınla kaplatsa bile batmaya mahkumdur. Paranın helali bile tehlikelidir, haramı ise yakar, yıkar, çökertir.

Bir Şey Olmaz Beee

16 Kasım 2017

Özbekistan

15 Kasım 2017

Sapık fırkalar

14 Kasım 2017

Bazı Öğütler

18 Ekim 2017

Kelimelerin esrarı

27 Eylül 2017

Magazin Kültürü

8 Eylül 2017

Birazcık Hürmet

7 Eylül 2017

Bir zata mektup

15 Ağustos 2017

Umre

9 Ağustos 2017

Müslümanın

4 Ağustos 2017

Muzır medya

1 Ağustos 2017

Hangi taraf haklı?

30 Temmuz 2017

Türkiye ve Japonya

28 Temmuz 2017

İman kardeşliği

26 Temmuz 2017

Eski mobilya

25 Temmuz 2017

O Ülke İflah Olmaz!

23 Temmuz 2017

En Kârlı Ticaret

21 Temmuz 2017

Nakşî kimdir?

19 Temmuz 2017

Azmanlaşan İstanbul

17 Temmuz 2017

Onlara Karşıyım

12 Temmuz 2017

Siyonizme dair

11 Temmuz 2017

Egemen azınlıklar

10 Temmuz 2017

Z o m b i

9 Temmuz 2017

Ol Olma Yap Yapma

8 Temmuz 2017

İkisinden Hangisi?

2 Temmuz 2017

Gidiş nereye?

29 Haziran 2017

Kuvvetli Müslüman

23 Haziran 2017

İmanı korumak

22 Haziran 2017

Dünya ve Âhiret

21 Haziran 2017

İslam medeniyeti

18 Haziran 2017

Büyük fitneler

16 Haziran 2017

Müslüman gençler

15 Haziran 2017

Müslümanca yaşamak

8 Haziran 2017

Şer’î tesettür

7 Haziran 2017

Güçlü Mü’min

1 Haziran 2017

İhlaslı olalım

28 Mayıs 2017

Ramazan Notları

26 Mayıs 2017

Bendenize Dokunmaz

21 Mayıs 2017

Hangi Gerçek?

12 Mayıs 2017

Gafiller

11 Mayıs 2017

İyi olalım

4 Mayıs 2017

Örnek Zenginler

28 Nisan 2017

Olsaydı

22 Nisan 2017

Yıkılacaklar

14 Nisan 2017

Depremmm

13 Nisan 2017

Tâlimatnâme

11 Nisan 2017

Üslup Meselesi

6 Nisan 2017

İyilere

5 Nisan 2017

Büyük Müslüman

4 Nisan 2017

Bisküvi Reklamı

3 Nisan 2017

Batacaklar

2 Nisan 2017

Mutsuz şehir

31 Mart 2017

Müslüman gence

28 Mart 2017

Mister Statüko

23 Mart 2017

Öfkeliler

15 Mart 2017

En değerli nimet

14 Mart 2017

Restorasyonlar

2 Mart 2017

Neler Olacak Neler

28 Şubat 2017

Ona Kız Verilmez

27 Şubat 2017

Hakkı yoktur

25 Şubat 2017

Günahlar

23 Şubat 2017

Özel okullarımız

9 Şubat 2017

Anayasa

4 Şubat 2017

G. Y.’ler

21 Ocak 2017