20 Ocak 2018
Mustafa Özşimşekler
Türk vaiz ve hafız

ABD Başkanı Trump, 6 Aralık’ta Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, uluslararası hukuku hiçe sayarak “Kudüs’ü İsrail›in başkenti” olarak tanıdığını ve “ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması” talimatı verdiğini, açıklamıştı. Trump’ın sorumsuzca aldığı bu kararla, zaten alev alev yanan Ortadoğu’da barut fıçısını ateşleyerek Filistin-İsrail barış çabalarına, hatta Ortadoğu barış sürecine ağır bir darbe indirmiş oldu. ABD’deki Yahudi lobisine yaranmaya ve onların desteğini almaya çalışan Trump’ın bu skandal açıklamasından sonra, sadece Türkiye, Filistin ve bazı İslam ülkelerinden değil dünyanın pek çok ülkesinden tepkiler geldi. Hatta Papa Francis bile, Kudüs kararını onaylamadığını açıkladı ve bazı Batı Ülkelerinde gayrimüslim halk, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olma kararını boykot etmek için sokaklara döküldü. Çünkü Kudüs sadece Müslümanların kutsal kabul ettiği bir yer değil, tüm semâvî dinlerin merkezi durumunda olan kadîm bir şehirdir. Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in Mîrâcına şâhid olmuş Müslümanların göz bebeği durumundaki bu Kutsal belde, aynı zamanda Yahudi ve Hristiyanlar için de çok kutsal kabul edilen bir takım manevi değerlerin, önemli bir kısmını barındırmaktadır.

Kudüs nice ihânet ve cinâyetlere şâhit olmuştur

Hz. Âdem (Aleyhisselam)’dan bu yana gelen tüm peygamberlerin ortak mirası olan Kudüs, tarih boyunca çeşitli savaşlara, pek çok istila ve fetih hareketlerine şâhid olduğu gibi, aynı zamanda nice ihânet ve cinâyetlere de şâhid olmuştur. Bunlardan birkaçını hatırlayalım: Hz. Yusuf (Aleyhisselam)’ı kıskanan kardeşlerinin tuzak kurup O’nu öldürmek kastıyla kuyuya atması- na, bu mübarek topraklar üzülerek şâhitlik etmiştir. Hz. İsa (Aleyhisselam)’a ihânet edip O’nu yakalatmak için Yahudilere şikayet eden Yehuda da, yine bu toprakların çocuğudur. Ama her şeye Kadîr olan Rabbimiz Yehuda’yı Hz. İsa’nın kılığına sokmuş ve Yahudiler de o münafığı Hz. İsa zannederek çarmıha germişlerdir. Böylece Allah dostlarına hâinlik edip zalimlerle işbirliği yapanları, Allah-u Teala yine o zalimler eliyle cezalandırmıştır. İşte bu ihânet ve cinâyete de yine bu topraklar şâhid olmuştur.

Allah’ a adanmış, iffet timsali tertemiz bir kul olan Hz. Meryem annemize de çok çirkin iftiralar edilmiştir. Bir mucize eseri olarak Hz. İsa (Aleyhisselam)’ı Rabbimizin emri gereği babasız olarak dünyaya getirdiğinde Hz. Meryem’e (hâşâ) zina iftirası atarak O’nu incitip üzen müfteriler de, yine bu kutsal topraklarda yaşamışlardır.

Yine, Yahya (Aleyhisselam) gibi, gönlünden bile gü- nah geçirmemiş tertemiz bir peygamberi asarak şehid eden, babası Zekeriyya (Aleyhisselam)’ı ise, başından testereyle kesip ikiye bölerek şehid eden azgın topluluğun yaptıkları caniliğe de, bu kutsal topraklar şahitlik etmiştir.

Gönderilen binlerce peygamberle alay eden, yalanlayan, hatta işine gelmeyince O’nları öldüren İsrailoğulları da bu topraklarda yaşamışlardı. Nitekim Rabbimiz buyuruyor:

Andolsun Biz, İsrailoğulları›ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman bir peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse, bunlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler. (Maide: 70)

Dün o topraklarda İsrailoğulları tarafından peygamberler öldürülmüştü, bugün ise Siyonistler tarafından müslümanlar acımasızca öldürülüyor. Dünün peygamber katili olan bu günün Siyonistleri; küçü- cük çocukları, hatta bebekleri bile vicdanı kurumuş ve gözleri dönmüş bir şekilde katlediyor, Filistin halkına adeta kan kusturuyorlar.

Geçmişte bu toprakları kan gölün çeviren zalimleri Allah nasıl helak ettiyse; bu gün de o kutsal toprakları yaşanmaz hale getiren katliamlar ve saldırılar inşaALLAH Bumerang gibi geri dönecek, elbet bir gün Siyonistler Müslümanların kan ve gözyaşlarında boğulacaklardır.

Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah’ı gâfil sanma! Ancak Allah onların cezalarını, gözlerin (korkudan) dışarı fırlayacağı bir güne erteler. (İbrahim: 42)

Fi emanillah!..

Ilımlı İslam

7 Aralık 2017

Habeşistan

1 Mart 2017