herseybusepette
Lalegül TV

14 Aralık 2018, Cuma

Doğru Haberin Yeni Adresi

  • 12 Ekim 2018, Cuma 9:56
Nuh Albayrak

Nuh Albayrak

Din simsarları yine sahnede, Haçlı projesi devrede…

İslamiyet’in kıyamete kadar sağlam kalacağını dinin sahibi tekeffül ediyor. 

Her zaman bu dini himaye eden bir kavim mutlaka bulunacaktır ki, bunu 14 asırdır gözlüyoruz. 

İslam nimetinin insanlıkla buluştuğu beldelerin bugünkü sahipleri, bırakın muhafazayı; ifsad için çalışıyor. 

Bu konuda en şanslı kavim ise Türklerdir. 

9. asırda Mısır’daki Tolunoğulları ile başlayıp; Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular ve Osmanlılarla devam eden bin yıllık sürede Türkler, Ehli Sünnet çizgisine özel hassasiyet göstererek İslamiyet’i orijinal haliyle muhafaza etti. 

Bütün yöneticiler, her adımının İslamiyet’e uygun olup olmadığını sorgulamış, öldüğünde şeyh-ül İslamın verdiği fetvalarla birlikte defnedilmesini vasiyet eden padişahlar olmuştur. 

Osmanlılarda bu “orijinal İslam’ın hayata geçirilmesiyle oluşan iklim”, özellikle Hristiyan zulmü altında inleyen insanları cezbetmiş, birçok belde savaşmadan fethedilmiştir. 

    

Asıl hedef İslamiyet  

Nitekim, dünyayı sömürmek isteyen Haçlılar, tek “engel” olarak gördükleri İslamiyet’i ortadan kaldırmak (!) için asırlar sürecek bir imha planı hazırladı. 

Yani İngiliz Krallığı’nın 17. yüzyılda başlattığı fitne hareketinin tek amacı Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmak değildi. 

Asıl hedef, İslamiyet’i yok etmekti. 

(Bugün de durum aynı olup, Türkiye, İslam’ın bayraktarlığını yaptığı için hedef olmaktadır.)   

***

Osmanlı’yı yıkarak Türklerin, İslamiyet üzerindeki bin yıllık “devlet himayesi”ne son veren Batılılar, yerine kurulan devletin ilk işinin İslam’la mücadele olmasını da kurguladılar. 

Tek parti döneminde CHP’nin yaptığı tahribatı, en azılı İslam düşmanı olan İngilizler bile yapamadı. 

Şükür ki milletimiz onları, geri dönmemek üzere postaladı. 

  

Yerli Lawrence’ler iş başında  

Ne var ki din düşmanları, her hezimetten sonra yeni bir yöntemle yeniden saldırıya geçiyor. 

Nitekim, Osmanlı’dan kalan her parçayı, kendi kuklaları olan sinsi İslam düşmanlarına “emanet” ederek “mesele”yi çözdüklerini düşünen Haçlılar, Türkiye’de “aşı”nın tutmadığını, milletin yıllar sonra aslına rücu ettiğini görünce, İslamiyet’i bozma çabalarına yeni bir yöntemle devam ettiler. 

Artık bu tahrifatı, Londra’da eğitip gönderdikleri casuslarla değil, içimizden dönüştürdükleri “yerli Lawrenceler”le yapıyorlar. 

Nitekim 40 yıl emek verdikleri FETÖ’nün asıl görevi de buydu. 

“Dinlerarası Diyalog” saçmalığının, Peygamber Efendimizi inkara kadar varan sapıklıkların tek amacı, İslamiyet’i de tahrif ederek Hristiyanlık mesabesine indirerek eşitlemekti. 

FETÖ gitti ama içimizdeki tehdit bitmedi.

Özellikle “akademisyen, ilahiyatçı, din bilimci” gibi ambalajlara bürünmüş, kendisini İmam-ı Gazali ve İmam-ı Rabbani gibi önde gelen alimlerden bile üstün gören sapık bir güruh, her fırsatta ortaya çıkıp zehir saçıyor. 

  

Her şeyi istismar ediyorlar  

Bir süre önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “güncelleme” ifadesini fırsat bilerek, Ehli Sünnetin kalesinde “dinde reform” propagandası yapmaya kalktılar. 

Aynı istismarcılar, son günlerde de, “Kadınlar camiye gelmeli” ifadesini kalkan yaparak saldırıya geçti. 

İlk dönemde, İslamiyet’in doğru öğrenilmesi için Peygamber Efendimiz (Sallalahü Aleyhi Vesellem), kadınların da camiye gelmesine izin vermiş, ancak arka bölümde ayrı saf tutturmuş, dinî bilgilerin yayılmasından sonra da “Kadınların evinde kılacağı namaz, mescitte kılacağından daha hayırlıdır” buyurmuşlardır. 

Buna rağmen asırlardır, isteyen kadınlarımız camiye gitmekte, kendilerine mahsus bölümde ibadet etmektedir. 

Durum böyle iken, “Kadın-erkek karışık saf tutabilir” yaygarasının amacı nedir? 

Din, ciddi bir müessesedir, akla gelen yorumun yapılacağı bir alan değildir, nakil esastır. 

İsteyen uygular, isteyen uymaz ama asla yozlaştıramaz. 

 

Bunlara destek büyük vebaldir

Bu tür tahrifat teşebbüslerine mani olması gereken Diyanet ise “İlmihal”de, “…kadınların, erkeklerle aynı safta bulunup bulunmayacakları konusunun, dinî bir mesele olmayıp, doğal ve örfî nedenlere dayandığı…” gibi ifadelerle, reformculara cesaret vermektedir. 

CHP döneminde başlatılan “masa-sandalye ile camileri kiliseleştirme” çabasını, FETÖ artıkları şimdi Avrupa’da kadın imamlı “kilisecami”lerle devam ettiriyor. 

“Kadın erkek aynı safta namaz” CHP’nin bile yapamadığı bir Haçlı operasyonudur. 

Dinimizi ifsad, camilerimizi kiliseleştirme peşinde koşan bu istismarcılara fırsat verilmemelidir. 

Dinde reformculara; milletin parası ile sponsor olup, dine hakaret ettiren belediyeler, İslam’a “Bölücü”, Kur’an’a “Yetersiz” diyen sapıklara “İlahiyatçı” payesi veren kurumlar vebal altındadır. 

Bu istismarcıların böyle bir dönemde mantar gibi çoğalması ve böylesine itibar görmesi şaşılacak bir durumdur. 

Milletimiz her şeyi affeder ama dinine saldıranları asla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ahmet demirci ahmet demirci 12.10.2018 16:49

Ellerinize sağlık.tamda yapılmak istenen bu.Allah bizleri agah etsin.Bu hain ve ahmaklara da fırsat vermesin.önce diyanetin elden geçmesi gerekiyor.

NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
09:20 Ürdün'deki hükumet karşıtı gösteride 5 polis yaralandı
09:17 On binlerce kişiye müjde! Yüzde 100 zam
09:04 YSK yerel seçim takvimini açıkladı: 1 Ocak'ta başlıyor
08:53 Düzce'de çıkan yangında 3 çocuk hayatını kaybetti
08:50 Enkaz kaldırma çalışmalarına kar nedeniyle ara verildi
08:46 Özel sektöre ve kişilere asla mera tahsis edilmez
08:40 Ankara beyaza büründü
08:37 DEAŞ Strazburg'daki silahlı saldırıyı üstlendi
yukarı çık