herseybusepette
Lalegül TV

14 Aralık 2018, Cuma

Doğru Haberin Yeni Adresi

  • 25 Eylül 2018, Salı 10:17
Ömer Faruk KORKMAZ

Ömer Faruk KORKMAZ

Günümüz Sünnet inkârcılığının târihî süreci

İslam tarihinin ilerleyen süreci içinde Müslümanların kalbine adeta bir hançer gibi saplanan ve onmaz yaralara sebep olan müzmin bir hastalık gibi tezahür etti sünnet inkârcılığı. İçten içe İslam'ın esaslarına itiraz edip beşerin hevasına uygun bir din ihdas etmenin adı konmamış haliydi bu. Allah U'ın emir ve nehiylerine, Resulüllah r'ın bizatihi kendisine doğrudan itirazı fazlasıyla riskli bulanlar hedef olarak bize nakledilen hadis külliyyâtını seçmişlerdi kendilerine. Resulüllah r ile bir problemleri yoktu, olamazdı sözde. İtiraz edip kabullenmedikleri nokta anlamakta zorlandıklarını iddia ettikleri –hakikatte ise bir türlü anlamak istemedikleri- hadis rivayetleriydi. Mütevâtir rivâyetlerden başkasını kabullenmeme söylemleriyle başlayan serüven tarihin akışı içindeki muhtelif evrelerde Kur'an'dan başka kaynak kabul etmeme marazını doğurmuştu. Âcilen tedavi edilmeye muhtaç, ani müdahale gerektiren mühim bir hastalıktı bu. Biyolojik, fiziksel veya metafiziksel hastalıkların bir sebebi veya sebepleri olduğu gibi bu hastalığın da bir sebebi ve arka planı vardı kuşkusuz. Îmânî bir hastalık olan Sünnet inkârcılığının kökenine indiğimizde karşılaştığımız mesnet ve sebeplere dair kısa bir malumat vermek istiyoruz.

  1. SÜNNET İNKÂRCILIĞININ TÂRİHÎ MESNETLERİ  

İfade ettiğimiz gibi Sünnet inkârcılığı kendi başına oluşup gelişmiş ve gün yüzüne çıkmış bir anlayış değildir. Bu hareketin tarihin farklı noktalarında muhtelif tezâhürleri vardır. Allah Resulü r' nün hayatında, buyurduğu şeylerin bizatihi kendisinden işitilme imkânı olduğu için ve Kur'an'ın her fırsatta meseleleri Resulüllah r'a götürülmesini emretmesi, bunun aksinin imansızlığa delalet edeceğini belirtmesi ve müminlerin bu noktada bir muhayyerliğinin olmadığını belirtmesi sebebiyle sünnetin bir teşri' kaynağı olduğu noktasında aykırı bir ses duyulması mümkün değildi. O yüzden Sünnet inkârcılığının sahabe dönemindeki bir tezâhüründen bahsetmemiz pek mümkün değilse de bu noktada bir misal üzerinde durabiliriz.

  1. Kureyş’in İtirazı

Allah Resulü r’nden duyduğu mübarek sözleri kayda geçirme hususunda ziyadesiyle haris davranan Abdullah b. Amr b. Âst’ın bu davranışına Kureyş’ten bazıları itiraz etmişti. “Resulüllah r’tan duyduğun her şeyi yazıyorsun, oysa o bir beşerdir. Gazap halinde de rıza halinde de konuşmaktadır” diye dile getirmişlerdi şüphe ve itirazlarını. Bu itiraz üzerine hadis yazımına ara veren Abdullah b. Âs, durumu Hz. Peygamber r’e iletince şu cevabı almıştı: “Yaz, nefsim yedinde olan Allah U’a yemin olsun ki, bu (ağız)dan haktan başkası çıkmaz.”[1]

Abdullah b. Amr t’a bu noktada tenkitte bulunanların maksadı belki Allah Resulü r’ne adavet ve kin duymaları sebebiyle onun itibarını zedelemek değildi. Bilakis onlar, Resulüllah r’ın beşer olmasından hareketle gazab halinde söylediklerinin mâsum/hatâdan korunmuş olmadığını zannediyorlardı. Bu yüzden de hadis külliyâtı içine beşer icabı söylenmiş sözlerin girmemesini talep ediyorlardı.

Sünnet düşmanlığından ötürü bu meyanda sarfedilen sözler ise hicri ikinci asrın sonlarıyla üçüncü asrın başlarında başlamıştı. O zamana dek Sünnet-i Seniyye’nin dindeki otoritesine yönelik Müslümanlardan kimsenin bir itirazı olmamıştı. Bu tarihlerde ise Müslümanların içlerinden çıkan birtakım nevzuhur tipler, İslâm’ı içerden yıkmayı hedeflemiş ve bu yüzden sahabe ve Sünnet’i zedelemeyi kendilerine hedef edinmişlerdi.[2]

Yazının devamını Lâlegül Dergisi Ekim Sayısında bulabilirsiniz


[1] Ahmed b. Hanbel, Müsned, XI/406, No: 6802, Hâkim, el-Müstedrek, No: 359, Dârimî, Sünen, Mukaddime, No: 501

[2] Halil İbrâhim Mullâ Hâtır, Bid’atu D’ave’l-İ’timâdi ale’l-Kitâbî Dûne’s-Sünne, 1430, Baskı: I, s. 17-18


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
08:25 İşbirlikçi haine 7.5 yıl hapis!
08:22 Operasyon başladı! 4'ü albay 219 asker...
08:21 Onları bu hale babaları getirdi!
08:20 Genç kız amcasının evinde ölü bulundu!
08:15 Oğluna böbreğini verdi, ameliyat parası bulamıyor
08:11 Erdoğan imzaladı! İşte atamalar
21:31 TSK'dan Sincar'a harekat
20:29 Kral Kızı Barajı'nın kapaklarından biri aşırı yağış dolayısıyla koptu
yukarı çık