herseybusepette
Lalegül TV

15 Kasım 2018, Perşembe

Doğru Haberin Yeni Adresi

  • 09 Kasım 2018, Cuma 9:11
Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil

Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil

İşte bütün mesele!

İlahiyat fakültelerinde yetişen talebelerden çokça duyduğumuz bir cümle şu şekildedir:

“Din bir, peygamber bir iken ve peygamber bir tane şeriat getirmişken mezhep neden dört olsun? Peygamber zamanında mezhep mi vardı?"

Bu tam cahilane bir sözdür. Fakat dinî ilim tahsilinin henüz başında olanları aldatma hususunda oldukça tesirli bir metottur.

“Hazreti Peygamber zamanında mezhep mi vardı?” diyenlere aslında tek bir sual sormak kâfidir: "Peygamber efendimiz zamanında mezhep yok muydu?" Bu sual insanları önce derin düşünceye sevk eder. Evet, yok muydu?

Sonra mezhebin temelinin ne olduğunu sorarsınız. İctihadı, müctehidi anlatırsınız. Peki, kendileri Eshâb-ı kirâmdan olmayan dört mezhep imamımız, Peygamber efendimizi gören bu mübarek zatlardan yani Eshâb-ı kirâmdan daha mı üstün idiler?

Dört mezhep imamı ictihad edip de Eshâb-ı kirâm ictihad edemiyor muydu? Yoksa dört mezhep imamı, dinde olamayan yeni bir çığır mı açtılar?.. İşte bu suallerin cevabı bilindiğinde, aslında Eshab sayısınca mezhep olduğunu fakat ictihadlarının yazılmadığı için unutulduğunu söylemek kâfi gelir. Bu meseleyi daha sonra yine ele alacağım...

Ardından da bu mezhep düşmanları, “Biz sadece Kur’ân’dan alırız” diyerek parlak ve cafcaflı bir ifade ile karşısındakini büyülerlerdi!

Mehmet Akif Ersoy’un şu sözünü de ilahi bir delilmiş gibi kullanırlardı:

Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı,

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.

Yıllar önce Niğde’de kalabalık bir mecliste, Mehmet Akif’in, II. Abdülhamid Han’a karşı hudutsuz kinini ve garazını anlattığım sırada oradakilerden biri bu beyti okuyarak “Böyle bir zat, Sultan II. Abdülhamid Han’ı nasıl anlamaz hocam”, diyerek hayretini belirtmişti.

Ben de kendisine, “Bütün sır işte o beyitte” demiştim. “Anlamadım” deyince de “Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alalım, deyince Peygamber efendimiz, Eshâbı ve mezhepler ne olacak? Senin doğru alıp almadığını ben nereden anlayacağım? Doğru anlayanı veya anlamayanı nasıl bileceğiz? Bir anlamda herkese göre bir Kur’ân anlayışı çıkmayacak mı?.. Bakınız işte bu sebepledir ki Mehmet Akif Bey; Afgani, Abduh ve Reşit Rıza gibi İngiliz ajanlarını anlayamadı! Onların maşası oldu ve Osmanlı Devleti’ni İngilizlere yem etmek isteyen taifenin içinde yer aldı” dediğimde;

“Meseleyi şimdi anladım hocam” demişti.

Haddini bilmek!

Âlimin en güzel tariflerinden birisi de, “Neyi bilip bilmediğini bilendir” denilmiştir. Bakınız ilim yolcusuna önce yetki sahibi nasıl olunur ve hangi meselede kimler yetki sahibidir o anlatılır. Zira yetkisini aşan adamlar anarşiye sebep olurlar.

Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der,

Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der.

Bağdatlı Ruhi’nin dediği gibi çalışmadan, pişmeden, yanmadan bu işler olmaz. Bir dönem Türkiye’de millet idarecilerini seçse de, atanmışlar kendilerini tek yetkili görürler ve her işe müdahil olurlardı. Türkiye’de bu sebeple kaos ve anarşi eksik olmazdı. Milletin seçtiklerine 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık