11 Aralık 2018, Salı

Doğru Haberin Yeni Adresi

  • 25 Eylül 2018, Salı 10:20
Resul Bölükbaş

Resul Bölükbaş

Yüce Yaradan'ın Tekvin Sıfatını kabul edip...

Kâinatı yoktan var eden yüce Allah (cellecelaluhu) önce cemadatı daha sonra nebadatı ve daha sonra canlı varlıkları yaratmıştır. Bu canlı varlıklar içerisinde Ekmel-i mahlûk ve akıl nimetiyle mücehhez olarak kendisine halife kabul ettiği insanları yaratmıştır.  Yaratığı bu insanları iyiyi kötüden, hakkı batıldan ayırabilecek kabiliyet üzere yaratmıştır.

Yarattığı bu insanlara mükellef olabilmeleri için gereken sıfatları ihsan etmiştir. Yüce Allah yarattığı insanlara kendi sıfatlarından olmak üzere hayat, ilim, semi, basar, kudret, irade, kelam ve tekvin sıfatlarını cüz-i olarak vermiştir. Ancak bu sıfatları Allah’a kul olabilmeleri için vermiştir.

Bu sıfatlara haiz olan kulların bazıları ise bu sıfatlara mağrur olduğu için kendini ilah zannedenler olmuştur. Hâlbuki Allah’ınyarattığı kullara verilen bu sıfatlarla vasıflandıkları gibi bu sıfatların zıtları olan sıfatlarla da vasıflanmaktadırlar. Mesela kul hayat sıfatıyla muttasıf olduğu gibi mevt sıfatıyla da muttasıftır. Yani kul yaşar yaşadığı müddetçe onda hayat vardır vakti gelince ölür hayatı biter.

Allah kuluna ilim sıfatını vermiştir. O sıfatla bazı şeyleri bilir ama cehil sıfatını da vermiştir bu sıfattan dolayı da bilmediği şeyler bildiklerinden çok fazlasıdır.

Yüce Allah’ın (cellecelaluhu) bu sıfatlarla  vasıflanması vacip olduğu gibi bu sıfatların zıtlarıyla vasıflanmasımümtenii (yani imkansız) dır. Allah hakkında vacip olan sıfatları, yarattığı kullara bir nebze verdiği içindir ki firavun “ene rabbükümül alaاَنَارَبُّكُمُالْاَعْلى” demiştir. Ve böylece rububiyyet ve ubudiyyeti birbirine karıştırmıştır. Yüce Allah kuluna ilim sıfatı vermiş ise bu sıfatı kendisine veren yüce Mevla’yı tanıma şerefiyle müşerref olması için vermiştir. Bu yüce şeref ubudiyyet şerefidir. Zira Allah’a kul olmaktan daha yüce bir şeref yoktur. Bundan dolayıdır ki Cenab-ı Hak Kur-an-ı kerimin Nisa suresi 172. ayetinde şöyle buyurmaktadır;

Nisâ Sûresi (172)

لَنْيَسْتَنْكِفَالْمَس۪يحُاَنْيَكُونَعَبْداًلِلّٰهِوَلَاالْمَلٰٓئِكَةُالْمُقَرَّبُونَۜوَمَنْيَسْتَنْكِفْعَنْعِبَادَتِه۪وَيَسْتَكْبِرْفَسَيَحْشُرُهُمْاِلَيْهِجَم۪يعاً﴿١٧٢﴾

Meal

Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah'a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır. (172)

Bu ayetten anlıyoruz ki Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail gibi en büyük melekler bile Allah’a kul olmaktan şeref duyarlar. İnsanların bazıları ise Allah’a kul olma şerefini az bularak uluhiyyete tırmandıklarını görmekteyiz.

Şimdi Allah’üTeâla hazretlerinin tekvin ve tahlik sıfatlarını kabul edip teşrii sıfatını reddeden sözde mümin fakat gerçekte müşrik olanlardan bahsedelim.

Geçmişten bunlara örnek vermemiz gerekirse Mekke müşriklerini örnek verebiliriz ki onlar yaratıcının, rızık vericinin, yaşatanın Allah olduğunu kabul ettikleri halde yani yüce Allah’ın yaratıcılığını kabul etmekle beraber ububiyyette yani kullukta başkasına kul olunabileceğini kabul edip putlara taptıklarından müşrik olmuşlardır.

Yazının devamını Lâlegül Dergisi Ekim Sayısında bulabilirsiniz


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
09:25 Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisine personel alımı
09:18 Beşiktaş'ta toprak kayması!
08:46 Filistin yönetimi israil'e karşı önemli kararlar alma aşamasında
08:44 Gerginlik her dakika artıyor! Tüm gözler saat 21:00'de
08:38 ABD’ye iade edilen FETÖ’cü Öksüz suçunu kabul etti
08:28 FARC’ın silahları parke taşı oldu
08:26 Resmi ilan fiyat tarifesi belli oldu
08:23 Bir çok ilde operasyon başladı!
yukarı çık